10.06.06
TRT binası uzaydan görülür mü?
Bu haberi okuduktan sonra sorunun cevabını daha çok merak ediyor insan… TRT’nin yeni seçilecek genel müdüründen rica edelim de ilk iş olarak bu konuyla ilgilensin.
Eğer TRT binası “uzaydan görülecek büyüklükte” değilse, faturalarımızdan gerekli kesintinin yapılması için her türlü girişimde bulunalım.
TRT’nin web sayfasını gezen Superpoligon şaşırtıcı bir gerçekle karşılaştı. Özel kanallarda en fazla 10 kişinin yapacağı işler için TRT’de ‘Daire Başkanlığı’ adı altında bir yığın kadrolar açılmıştı. ‘Batan geminin malları bunlar, seç seçebildiğin kadar!’
TRT BAŞKANLIKLARI
Genel Müdür Yardımcıları
Yayın Program Yardımcısı
İdari Yardımcısı
Teknik Yardımcısı
Mali YardımcısıAna Hizmet Birimleri
Haber Dairesi Başkanlığı
Televizyon Dairesi Başkanlığı
Radyo Dairesi Başkanlığı
Müzik Dairesi Başkanlığı
Dış Yayınlar Dairesi Başkanlığı
YPKD Dairesi Başkanlığı
Stüdyolar Dairesi Başkanlığı
Vericiler Dairesi Başkanlığı
Yayın Arşivleri Dairesi Başkanlığı
Danışma ve Denetim Birimleri
Hukuk Müşavirliği
APK Dairesi Başkanlığı
Teftiş Kurulu Başkanlığı
Yayın Denetleme Kurulu Başkanlığı
Yardımcı Hizmet Birimleri
Genel Sekreterlik
Savunma Sekreterliği
Personel Dairesi Başkanlığı
Eğitim Dairesi Başkanlığı
Sosyal İşler ve İç Hizmetler Dairesi Başkanlığı
Hasılat Dairesi Başkanlığı
Reklam Dairesi Başkanlığı
Muhasebe ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı
Alım İkmal Dairesi Başkanlığı
Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı
Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı
ARİM Dairesi Başkanlığı
TPK Dairesi Başkanlığı
Taşra Teşkilatı
Ankara Televizyonu Müdürlüğü
Ankara Radyosu Müdürlüğü
Ank Bölge Vericiler Müdürlüğü
İstanbul Bölge Müdürlüğü
İstanbul Televizyon Müdürlüğü
İzmir Bölge Müdürlüğü
Antalya Bölge Müdürlüğü
Çukurova Bölge Müdürlüğü
Diyarbakır Bölge Müdürlüğü
Erzurum Bölge Müdürlüğü
Trabzon Bölge Müdürlüğü
Bu arada tüm bunların dışında ”şube müdürlükleri” de var. Onların arasında en “ünlüsü” ise tabii ki Tabldot İşleri Şube Müdürlüğü.
HHDer demiş,
Ekim 6, 2006 1:17 pm
Uzaydan görülebilen TRT binası harika bir fikir… Tabi uzun vadeli bir iş…
Kısa vadede, boşta gezen TRT çalışanları Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için birşeyler yapabilirler… Mesela (geçen seneydi sanırım) Burdur’da 20 bin kişi aynı anda “Teke Zortlatması” oynayarak bir girişimde bulunmuştu… Benzer şeyler denenebilir… Guinness Türkiye Fahri Temsilcisi Prof. Dr. Orhan Kural’a danışmak lazım…
FST demiş,
Ekim 8, 2006 4:44 pm
Orhan Bey zortlatma işinde çuvallandığı için Guinness işini bıraktı diye biliyorum. TRT’nin 12.000 çalışanı zortlarsa hakikaten ilginç bir gelişme olur.
Adınız ALAADDİN demiş,
Ekim 20, 2006 6:34 pm
Trt nin hantal olduğu şüphe götürmez. Çalışanının çok olmasına da karşıyım. ( Hele şu maaşla çalışan memur şarkıcılar) ( sanatçı denilmesi sanatçılara hakaret olur.) ama TRT diğer pek çok kurum gibi birilerine asla peşkeş çekilmemeli. Kadroda azalmaya gidilmeli, birimler birleştirilerek personel sayısı azaltılmalı. ( emeklilik yaşı dolanlar bekletilmemeli ve yeni kadro alımları yapılmamalı ki şu anda zaten yapılmıyor bunun yerine İstisna i akitli elemanlarla iş yapılıyor.) Bir Telekom olması yada diğer özelleşen kurumlar gibi eş dost ahbap ilişkilerine kurban gitmesine karşıyım.
.......... demiş,
Kasım 3, 2006 10:19 am
BENCE TRT MÜKEMMEL Bİ KURUM ANCAK DAHA SEÇKİN İNSANLARIN BAŞA GELMESİ GEREKİR
KENDİNİ BİLMEZ İNSAN SAYISI ÇOK FAZLA
EĞİTİMLİ VE BU ALANDA YETİŞMİŞ ELEMANLARI BÜNYESİNDE BARINDIRMALI
Adınız bahaaddin demiş,
Kasım 3, 2006 11:09 am
trt benim izlemekten haz duyduğum bir ekran.televizyonun aptal kutusu olduğunu yayınladığı kültür programlarıyla adeta yalanlayan bir kurum
Adınız Bahaaddin demiş,
Kasım 3, 2006 11:17 am
ayrıca sizin işiniz, en ücra köylerdeki insanların evlerine kadar İskender PALA ları,Cemal GÜLAS ları misafir eden bir kurum yerine, Sihirli Annem zırvalıklarıyla küçük dimağları zehirleyen,Türk-İslam kültürünü zedeleme gayreti içinde bulunan kanalların saçmalıklarını yazmak olmalı..
Adınız mete mete demiş,
Kasım 9, 2006 1:14 pm
TRT’ye karşı çıkanlar, Türk kültürünün evlere girip torunlarımıza intikal etmesine karşı olanlardır. TRT 7 kanaldır. 11 radyosu vardır. 21 dilden yayın yapmaktadır. Ülkenin her yerine ulaşmakta ve bir çok yerde büroları bulunmaktadır. Diğer kanallar bu işleri kaç kişiyle yapardı acaba? 7200 kişi çok değildir. Önemli olan bunları objektif kriterlere göre çalıştırabilmektir. Şu anda TRT’de 300 öğrenci staj görüyor. Diğer özel kanallar bu öğrencilere staj yaptırma fırsatı verir miydi acaba? Konu TRT’yi paylaşma, rant elde etme ve seyirci kapma çabası. TRT’deki dizi ve filmleri yayınlamaya onların beyinleri ve yürekleri kifayetsiz kalır.
Adınız ali baba demiş,
Kasım 17, 2006 2:41 pm
walla trt komple kapansa memleket düzlüğe çıkar
Adınız hamza gör demiş,
Kasım 21, 2006 1:40 am
7200 persoli trt çalıştırmaktansa onların yerine sağlık personeli yetiştirip vede trtye akıtılan yüklü paralarla hastane açsaidik daha iyi olmazmıydı. trtyi savunanlar hastane kuyruklarına bekleyen insanların sizin için eski bir tuvalet taşı kadar değeri yoktur.
Adınız alper demiş,
Kasım 28, 2006 10:42 pm
özel kanalların halini görüpte hala TRT ye laf söylenler var o zaman siz ya kuşum Aydınla ya Seda Sayanla yada Caner-Tülin ikilisinden bir menfatiniz var!!!!!
Talha CAN demiş,
Aralık 8, 2006 4:25 pm
Merhaba,
TRTnin geçmişine bakarak son yıllardaki yayın disiplini gerçekten takdire şayan sayılabilecek düzeyde. Sayın Bahaddin’in belirttiği gibi İskerder Pala, Cemal Gülas, Hilmi Yavuz gibi yazar ve düşünürleri misafir eden bir kurum halini aldı. bunu bir nedeni de TRTnin bürokratik bir yapıda olması ve kamu otoritesinden kadro, ve disipin olarak etkilenmesidir.
TRTnin kadro fazlalığı gerçekten içler acısı bir tablo. Adamını bulan içeri atıyor kendini, sonra bilmem ne müdürükleri…
Ağustos ayında NTV’de Sayın Kadir Çöpdemir’le bu konu hakkında biraz konuşmuştuk. Kendileri, özel kanalların çalıştırdığı kadronun çok fazlasını trtnin bulundurduğunu, bu yüzden devlet için kârdan çok zarar mahiyeti taşıdığını belitti. Bir gün kendilerine TRTden röportaj için gelmişler, bir de baksın ne görsün, iki kişi kameraı taşıyor, iki kişi mikrafonda, arkada iki-üç asistan. diyor ki “ben “gerçeğin ta kendisi” progarmı için roöportaja çıkıyorum bir ben, bir de kameraman oluyoruz, TRT nasıl kaldırıyor bu kadrotu bilemiyorum?”
TRT özel kanallardan düzeyli bir yayın yapıyor ama bunu kadro fazlalığına borçlu değil!!!
mustafa demiş,
Aralık 9, 2006 10:10 am
çok merak ediyorum neden trt3 te eskiden olduğu gibi 2.lig programları olmuyo.
B.Aydın demiş,
Aralık 27, 2006 7:54 am
İzmir Üniversiad 2005 oyunlarında görmüştüm.Bir kameraman çekim yapıyor yanında şişman bir kadın.Kadın zor yürüyor.(Tek tip Trt logolu yelekleri vardı hepsinin üzerinde)Ben açıkcası o kadının hangi sıfala ,hangi görevle orda sahada kamera peşinde gezdğini anlamadım.Ama heryerde olduğu gibi işini iyi yapan bir kaç kişi var.Diğerleri böyle İstiklal caddesinde gezer gibi geziyor ve dünyanın maaşınıda alıyor.
Altan Yörük demiş,
Ocak 6, 2007 3:47 am
Yani şu yorum yapan arkadaşlara inanamıyorum. Özel kanallar insanların taleplerine duyarlıdır. İnsanımız Kuşum Aydın’dan hoşlanıyorsa ya da Seda Sayan dinliyorsa ne yapalım yani? Uzaydan halk mı ithal edeceğiz? İnsanlarımızı TRT mi adam edecek? 80′li yılların sonuna kadar ülkede tek kanallı TRT vardı, tüm insanlarımız Bach mı dinliyordu yani? Hala insanların iyi ve ya ahlaklı olmasının yolunun üretim yapması ve gerçek bir meslek sahibi olması olduğunu anlayamıyor musunuz? Gerçek bir meslek demek burada yapabileceğin bir işi dünyanın her yerinde yapabilirsin demektir. Ancak burada belediye başkanı olan biri Viyana’ya ben belediye başkanı olmaya geldim derse gülerler adama. Ama basit ve iyi iş yapan bir terzi ya da bahçıvan Viyana’da aynı işleri yapabilir. İşte bu meslek sahibi olmaktır. TRT’de çalışan hangi insan evladı gidip de CNN’de ya da uluslararası bir kanalda çalışabilecek donanıma sahip ki? Kaldı ki sizin beğenmediğiniz Türk özel kanallarında bile çalışmaya teknik donanımı yetmediğinden o kurumda çalışmaktadır o insan. Üretim yapmayan insan ahlaklı olamayacağı gibi kültürlü de olabilemez. Bunun nedeni de tek tip olacak olmasıdır. O adam çeşitlilikten nasiplenemez. Bu gün bir Marksistle bir dinci bir özel kanalda oturup tartışabiliyor. Siz hayal edebiliyor musunuz ki örneğin TRT’nin tek alternatif olduğu 1980′lerde böyle bir şey olsun. Bence TRT’yi burada savunanlar üretimsiz, ahlaksız ve ayrıca da kültürsüzdür. Üretimi tam olanın ahlakı tamdır, ahlakı olan da istediği kültürü edinir. Kültür edinecek adam oturur yabancı dil de öğrenir, başka kültürleri de öğrenir. Örneğin benim akademisyen olarak üzerinde çalıştığım Marksizm hususunda İngiltere’de salt National Library’de telif 40.000 (yazıyla kırk bin) eser var, bu Türkçe’de 100 (yazıyla yüz) kadar. Biri kültürden bahsediyorsa fikir üretiminden de bahsetsin. Çocuklarımıza Manas Destanı anlatan TRT ile mi Bilgi Çağı’nı yakalayacağız allah aşkına… (Ayrıca da TRT’yi destekleyen arkadaşlar adlarını da yazma medeni cesaretine sahip olsunlar ki ahlaksızlıklarını daha bir yüzlerine vurabilelim.) Benim kimseden bir korkum yok, çünkü yapabileceğim evrensel bir işim ve bilgisel donanımım var. Saygılarımla…
ahmet insel ocak demiş,
Şubat 11, 2007 3:53 pm
Altan bey, yazınızı okudum ama inanın ne anlatmaya çalıştığınızı anlamadım. üstelik akademisyen olduğunuzu söylüyorsunuz. bölük pörçük bir çok konuyu birbirine karıştırıp bu kadar anlaşılmaz hale getirmeniz gerçekten çok ilginç. ayrıca bir fikri savunan insanlara ahlaksız demeniz de sizin ne kadar bilimsel öğretiye yakın olduğunuzu gösteriyor. evet trt konusunda farklı görüşleriniz olabilir. kapatılsın diyebilirsiniz. ama insanlara üretimsiz, cahil ve ahlaksız diyemezsiniz. ben çok merak ediyorum, siz hangi üretimleri yaptınız ki bu konuda insanları suçluyorsunuz. doğru trt iyi yayın yapmamaktadır. buzum da beğenmediğimiz şeyler olmakta. ama bu birincil olarak trt’de çalışanların suçu değil bence. ve bu konuda onlara hakaret edilmesini de ben “akademik” kariyeri olan birisi olarak kendime yediremem. eğer siz bunu yapıyorsanız, sizin cümlelerinizde yer aldığı gibi bunu hak ediyorsunuz demektir…
Altan Yörük demiş,
Nisan 24, 2007 11:10 pm
Sn Ahmet İnsel,
Yazıma tekrar dönüp baktım da neyi anlamadığınızı anlamadım. Doğrudur üretim yapamadığım. Çünkü bu ülkede resmi ideoloji denen karabasan esip gürlerken kim akademik üretim yapabilir ki? Söz gelimi nasıl bilimsel bir Marksist yazı “komünizm propogandası” yaptığınız iddia edilmeden yazılacak? Ben TRT çalışanlarını oralara girdikleri için eleştiriyorum… Bakınız ben sözleşmeli personelim, hala bugün bile sigortam yatmıyor. Ama yorulup da gidip kendimi bir devlet kurumuna atmıyorum. Piyasada kendimi geliştirmek ve dünya standartlarını yakalamak için ölümüne mücadele veriyorum. Yarın şirket falan kurarsam ve bu arkadaşlar gelip bana çamur atarlarsa iki elim yakalarında olacaktır. Ahlak konusuna gelince, ahlakın temelleri açıktır: 1) Üretimden kaynaklanan iş ahlakı. 2) Din, gelenek, görenek vb. kaynaklanan beşeri ahlak. 3) İnsanın soyut aklından kaynaklanan felsefi ahlak. Toplumlar maddi bir dönem yaşadıklarına göre günümüz ahlakının çoğunlukla MADDİ AHLAK (İŞ AHLAKI) olması doğaldır. Üretimi az olan insanların (ben de içinde örneğin TÜRKLERİN) bir JAPONLAR kadar akitlerine, işlerine bağlı kalması mümkün mü? Öyle olunca da ahde vefa olamz, güven olmaz insanlar arasında, şirketler kurulmaz vs. vs. Sonuçta ben yazımda dünyanın en ahlaklı insanıyım demedim gider başka ülkelerde çalışırım dedim. Ben eksiğimi ve ahlaksız olduğumu bildiğim için yukarıda devlete ensesini dayamış ve kendini geliştirmeyen insanlardan elbette daha ahlaklıyım. Aksini düşünüyorsanız sizde bir bozukluk olsa gerek.
Saygılarımla…
Not: Umarım bu yazı daha anlaşılır olmuştur. Olmadıysa Rortry falan okuyun…