02.22.07

Kamuoyuna Yansımaması İçin

Yazı kategorisi: DİĞER 6:54 am yazan: antiburokrasi

vekil.gifBülent Arınç ile ilgili epey yazı yazdım, kendisi milletin parasını çarçur eden, TBMM personeli memura, milletvekillerine halkın aleyhine haksız yere çıkar sağlamayı huy haline getirmiş garip bir insan. Bir de haktan, adaletten bahsetmesi yok mu, insanı çileden çıkarıyor. Birbiriyle bağlantılı birkaç haber okudum ve ellerindeki devlet imkanlarını kendi çıkarları, cepleri, akrabaları, ahbapları için nasıl fütursuzca kullandıklarına, bu konuda uzman olmama rağmen bir kere daha dehşetle şahit oldum. Şu haber 2005 yılına ait, bakın Bülent Arınç güya vekillerin sağlık harcamasından şikayetleniyor, tarih 16 Haziran 2005 :

[…] Hatıra olarak saklıyorum, bir arkadaşımız alt-üst çenesini tamamen implant yaptırdığını söyleyince diş hekimleri isyan ettiler. 2 ayda bir gözlük değiştirenler, 30 kalemden 40 kutu ilaç yazdıranlar…

Olabilir, bunların hepsi her konuda mümkündür. Kontrol etmez üzerinde durmazsanız, bunlar toplanır, 72 milyondan aldıklarımızı 70 kişinin cebine koymuş oluruz, bu haksızlık, zulüm…

Gözleriniz yaşardı değil mi? Hayır, 32 dişine implant yaptıran vekilin çektiği acıya değil, Bülent Arınç’ın 72 milyonun hakkını savunmasına elbette.  Peki ne beklersiniz, orada bu şikayetleri yapıp ağlayan Bülent Arınç bu milletvekilinin iflahını kesmiş, “72 milyonun” hakkını 2 ayda bir gözlük değiştiren, yedi sülalsesinin ağzını implantla dolduranlardan almış, hepsinin adını ilan etmiştir, Allah razı olsun, değil mi? Boş hayal kurmayalım, ortada ne isimler, ne degeri alınan para var. Üstelik “ne indirecek, bindirdi” diyenin hesabı, aradan bir yıl geçiyor ve ilginç bir haberle karşılaşıyoruz.

1 Ocak 2007′den itibaren çalışanlar için diş protez yapımları bile sınırlandırılacakken, TBMM, milletvekillerinin ağız sağlığı için keseyi açtı. Milletvekilleri ve birinci derece yakınlarının faturası TBMM tarafından karşılanacak ‘vidalı diş sayısı’ arttı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar Göksel’in implant tedavisi faturasının ödenmemesinin ardından TBMM Başkanlık Divanı, tedavi yönetmeliğinde değişikliğe gitti.

[…] AKP’li Hotar’ın implantlarının bedeli de yönetmeliğin öngördüğü koşullara uymadığı ve sınırları aştığı gerekçesiyle TBMM tarafından faturası ödenmemişti. Konuyla ilgili yakınmalar üzerine TBMM Başkanlık Divanı toplanarak, yönetmeliği değiştirdi. 21′inci maddedeki sınırlamalar kaldırıldı ve her çene için altı implant yapılabilmesine olanak sağlandı. Yönetmelik yürürlüğe girmesi için Başbakanlığa gönderilirken, yayımlanıncaya kadar kamuoyuna yansımaması için de gizli tutuldu. Radikal, Hotar’ın partideki sekreteryasına görüşme isteğini iletti, sonuç alamadı.

[…]Yönetmelik değişikliğiyle milletvekillerinin diş tedavilerinde yeni olanaklar sağlanırken, Maliye Bakanlığı’nın 2006 Bütçe Uygulama Talimatı’yla çalışanların tedavi hakkı kısıldıkça kısıldı. Maliye’nin talimatına göre, bu yıl üç öğretim üyesinin raporunu alarak implant tedavi görmek zorunda olduğunu kanıtlayan çalışanlara, bunun için 90-120 YTL ödeme yapılacak. 2007 yılı başında yürürlüğe girecek Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’ndaysa implant bedelleri tümüyle kapsam dışı bırakıldı.

İktidar partisi milletvekili Nükhet Hotar tanesi 1500 dolardan şu kadar diş bedelim nasıl ödenmez diye yaygara yapınca derhal TBMM başkanlık divanı (geçen yıl ağlayan Bülent Arınç’dan habersiz değil herhalde) hemen yönetmeliği hazırlayıp kamuoyuna fark ettirmeden kadının gönlünü yapıvermiş. Hotar’ın ve birinci derece 8-10 akrabasının vidalı diş parasını herhalde TBMM başkanlık divanı cepten ödeyecek öyle ya.

72 Milyon için karahaber ise bugün Milliyet tarafından TBMM memurlarına “müjde” başlığıyla geldi. Milliyetteki habere göre bu kıyaktan milletvekillerinin sülaleleri yanında meclisin memur takımı da istifade edecekmiş. Bakın “müjdenin” içinde neler var:

Meclis personeline implant diş müjdesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı, milletvekiline tanıdığı altı implant diş yapımı hakkının yarısını kendi memuru ve ailesine de tanıdı. TBMM personeli, tanesi 1500 doları bulan implant dişleri ücretsiz olarak Meclis Baştabipliği’nde yaptırabilecek.

[…] Diğer düzenlemeler şöyle:

İşitme cihazı için rapor değil kulak-burun-boğaz uzmanının reçetesi yeterli olacak. İşitme cihazı için milletvekiline 1500, personele 1000 Yeni Türk Lirası ödeniyor.

Milletvekili ve Meclis personeli artık, diş tedavisi hariç, diğer muayene ve tedavilerinde öğretim üyesi farkını ödemeyecek.

Milletvekili ve yakınlarına, acil müdahale gerektiren durumlarda tanınmış olan ambulans ücretinin ödenmesi kapsamına “yatağa bağımlı hastalar” da dahil edildi.

Sadece ilgili dal uzmanının yazabileceği ilaçlar, TBMM Baştabipliği’ndeki bir doktor tarafından da reçete edilebilecek. Böylece Türkiye Büyük Millet Meclisi, raporlu ilacın reçete yazımı için dahi özel hastaneye 70 Yeni Türk Lirası ödemekten kurtulacak.

Kamuoyuna yansımasından korkmayın sevgili başkanlık divanı üyeleri, bu millet sırtına semer vurulmasına alışıktır, hatta “keşke imkanım olsa biraz da ben yesem” diyeni boldur, yaptığınızı hiç kimse yadırgamaz. 

Tevfik Fikret’in arsız ve hırsızlar için yazdığı şiiriyle bitireyim. Başta Bülent Arınç, iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerine ithaf edelim.  

Han-ı Yağma

Bu sofracık, efendiler – ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor – bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Tevfik Fikret

Yorum Yapın